Fikir

Yaratılış’tan Cumhuriyet’e

İnsan oğlu Kalu Bela’dan beri Müslümandır. Kalu Bela;Cenab-ı Hak, ruhları yarattığı zaman, (Elestü birabbiküm) buyurdu. Ruhlar da (bela) diye cevap verdiler.
Elestü birabbiküm, (Ben sizin Rabbiniz değil miyim?) demektir. Kalu Bela ise, (Evet (Sen bizim Rabbimizsin) dediler) demektir.
(Kalu Beladan beri Müslümanım) demek, (Ruhlarımızın “Evet” dedikleri zamandan beri Müslümanım) demektir.
Allah insanın ruhlarını yarattı. Ruhlar şekil aldı yani bedene kavuştu. Kimisi hastanede açtı ilk gözünü, kimisi evde, kimisi hapishanede… Herkesin hikayesinin farklı olacağı doğuşundan belliydi aslında. Alın yazısı dünyaya gelmeden işlenmiş temiz alnına. İnsanın yaratılışına Şeytan çok sinirlendi, ateşten yaratılmışın topraktan yaratılana secde etmesi ona göre değildi. Ama Yaratan’a karşı gelmenin cezasını çekti. Toprakta olsa suda olsa O’nun emrini yerine getirmeliydi. O istese     ‘‘Ol’’ der ve zaten olurdu. İlk insan Hz. Adem ‘de emiri unuttuğunda cezalandırıldı. Son insan da emri unuttuğunda cezalandırılacaktır.
İnsan dünyaya geldi ve dünyayı tanımaya başladı. Hayatta kalmak için öğrenmeliydi. Bu hayatta kalma mücadelesi avcılıkla başladı günümüz teknolojisine kadar ilerledi. Artık hem hayatta kalmak hem de hayatı daha kolay ve rahat hale getirmeye çalışıldı.
Sümerler yazıyı, Lidyalılar parayı bulurken Alexander Graham Bell ‘de iletişimi kolaylaştırmak için 1876 da telefonu icat etti.Aslında dünya hızla ilerliyordu. Zaman sudan daha hızlı.
Bu dünyada peki Türklerin yeri nereseydi ?
Aslında her yer. Binlerce yıllık tarihi olan bir millete küçücük dünya az gelir. Kimi zaman Orta Asya’da Göktürk, kimi zaman Avrupa’da Hun İmparatorluğu…
Kimi zaman kuzeye at sürmüşler, kimi zaman güneyde kılıç sallamışlar. Güneşin doğduğu yeri tozu dumana katmış battığı yerde otağında dinlenmiştir. Ormanda avlanmış er meydanında savaşmıştır. 16 devleti yıktı, tekrar kendine yeni devlet kurdu.
Sizce de  dünya Türk’e küçük gelmemiş mi ?
Son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti. Osmanlı İmparatorluğu’nun son hanedanı Türk milletini isteyerek veya istemeyerek gavurun eline bırakmıştır. Peki ya millet ? Millet kendini asla bırakmaz. Otağından, atından, silahından vazgeçer ama asla milletinden vazgeçmez. Taşıdığı kanın töresi bu.
Milleti ayağa kaldıracak bir kıvılcım gerekiyor. Bir Başbuğ…
Türk’e Başbuğ olacak kişinin adı Türk olmalı. Adı Peygamber adı taşımalı. Bakışı sert duruşu mert olmalı. Er meydanında kaçmayı değil ölmeyi emretmeli.
İşte böyle bir yiğidi Zübeyde Hanım 1881 yılında Selanik’te dünyaya getirdi. Adı Mustafa. Kemal ismi ona Selanik Askeri Rüştiyesinde Matematik öğretmeni tarafından verildi. Kemal demek ‘‘bilgi ve erdem yönünden erginlik’’ demektir. Gelişi güzel konulmuş bir isim değildi. Ali, Ahmet koyabilirdi ama Kemal’i seçti öğretmeni. Mustafa’nın ruhu Kemal’de saklı…
Vakit gelmişti. Kalktı ayağa Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919 da Samsun’dan güneşi tekrar doğdurmak için geminin demirini aldı. Havza Genelgesi, Amasya Genelgesi, Erzurum Kongresi birbiri arkasına geldi. Artık İstiklal için uyanma vakti!
Maraş’ta Sütçü İmam, Antep’te Şahin Bey, İzmir ‘de Hasan Tahsin…
İsimleri bitmiyor, bir de isimsizler…
Yurdun dört bir yanı gavurlara karşı ayaklanma göstermeye başladı. Kimisi toprak için, kimisi bayrak için ama hepsi vatan için. Türk milletinin yiğit evlatları Mustafa Kemal’in ordusunda yer almak için köyünden, otağından uzaklaşıyordu. Ne gittikleri yeri biliyorlar ne de orda yapacaklarını. Bildikleri tek şey memleket elden gidiyor.
Ama imanları savaşmak gerektiğini söylüyor. Ya savaşıp kazanacaklar ya da ölecekler, kaybetmek asla yok.
Memleketin her yerinde savaş, her yeri kan gölü.
‘‘ Şüheda fışkıracak toprağı sıksan Şüheda!’’ diyor Mehmet Akif Ersoy.  Gökyüzünden o kadar yıldızımız kaydı ki artık kara bir örtüden ibaret olmaya başladı. Örtü üzerimize üzerimize gelirken kalan yıldızlarımız ne mi yaptı ? Daha fazla parlamaya başladı. Gökyüzündeki örtüyü aydınlatmak için bütün gücüyle çalıştı. Baksanıza Seyit Onbaşı’ na 275 kiloluk mermiyi sırtlanıp nasılda deviriyor zırhlı Ocean’ı. Yapmak zorundaydı Seyit Onbaşı, çünkü kaybetmek gibi şansları yoktu.
Milli mücadeleden sadece birkaç olaylar veya kişiler bunlar. Ya ismi kaybolanlar, mezarı bulunamayanlar, hikayesi gibi kendi de tarihe gömülenler… Onların da hakkı ödenmez!
Başbuğ Atatürk Onuncu Yıl Nutku’nda ‘‘ Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, Temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyetidir.’’ dedi.
Evet, bu kadar kısa bir süre içinde bir devlet kurdular. Yeni bir yönetim, yeni bir sistem, yeni bir isim. Türk milleti bir kez daha kanıtladı kanında ki gücü. Devlet kurmayla iş biter mi ? Asla. Bu yeni devlete kendi diline en yakın bir dil lazım. Halk dili ile resmi dili birbirinden ayırt etmeyen; Çin’den Amerika’ya, Rusya’dan Afrika’ya kadar tüm Türklerin anlaşabildiği bir dil. Devletin, milletin adını taşımalı… Bu dil Türk’çe.
Türkçe sonda eklemeli bir dildir, Ural-Altay dil ailesine mensuptur. Bu dili millet benimsedi, devlet benimsedi. Artık Sayın Mehmet Beyin konuştuğunu köylü Memet dayı anlayabiliyordu. Durumdan herkes memnun.
Sanata, sanayiye, eğitime, bilime, askeriyeye derken her yere ulaşmaya çalıştı Atatük.
Ve zaman geldi. Bu sefer kayan yıldız çok daha büyük, çok daha parlak. Diğer yıldızlar onun kayması için yol vermiyorlar, önüne çıkmaya çalışıyor. Ama maalesef  Rahman onun kararını doğmadan vermişti.
10 Kasım 1938 saat 9.05 asla unutulmayacaksın Başbuğ… Ruhun şad olsun.

‘’Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz… Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.’’ Demişti Başbuğ Mustafa Kemal. O artık gökte bizleri seyrediyor. 
Yoruluyor muyuz ? Duruyor muyuz ? Yoksa daha yola çıkmamış mıyız?

Reklamlar

Kategoriler:Fikir

Tagged as:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s