Hikayelerim

Bir Vatan İki Yanındaki Adam(1)

Mehmet durmuş sonunun ne olacağını düşünüyordu. Omzuna can dostu Akif’in dokunmasıyla irkildi. Akif’te Mehmet’in yanına oturup ona getirdiği çayı verdi. İkisi de tek şeker atardı. Ama bu sefer Akif sadece bir tane şeker getirmişti. Mehmet’e uzattı.
‘’Sen şekeri mı bıraktın ? ‘’ diye sordu. Mehmet.
Akif çayını yudumlayıp,
‘’Yok ben attım, o senin’’ dedi.
‘’Yalan deme bana. Sen iki şeker getirip hadi birini seç derdin. Hem ayrıca yalnız bir şekerimizin kaldığını ben gördüm’’ diye çıkıştı Mehmet.
Sonra belinden çakısını çıkarıp ikiye böldü şekeri. Gülerek ‘’Hadi bu sefer sen seç. Yalnız birinde hayat birinde ölüm var.’’ Dedi.
Akif yüzünü buruşturdu. ‘’Böyle saçma şey olmaz’’ diyip Mehmet’in eline vurdu. Şekerlerin biri dizinin üstüne diğer yere düştü. Tam bu sırada kulaklıktan, acil bir çağrı sesi geldi.
‘’Şahin 2 üstünüze yaklaşık 50 hedef geliyor. Mesafe 1000 metre.’’
Bunu duyar duymaz ikisi birbirine bakıp ayağa fırladı.
‘’Anlaşıldı Şahin 1 ’’ Diye Mehmet cevap verdi. Çünkü komuta Mehmet’teydi.
‘’Akif arkadaşları uyar herkes dikkatli olsun. Sende yerini al emrimi bekleyin.’’
‘’Anlaşıldı komutanım.’’
Akif hızlıca yerine doğru koşarken telsizle,
‘’Herkes yerini alsın. Dikkatli olun. Gazamız mübarek olsun.’’
Bu sesi duyan tam 8 asker sırasıyla,
‘’Anlaşıldı komutanım. Amin…’’
Dağın dibine kamufle olmuş gözleri dürbünde, eli tetikte kulağında ki ‘’Vur!’’ emrini bekleyen 8 asker nefeslerini tutmaya başladı. Mehmet ve Akif’te yerlerini aldı. Toplam 10 profesyonel keskin nişancı yirmişer metre aralıklarla hazır bir şekilde gelecek işgalcileri bekliyordu. Mehmet dürbünden etrafı seyrederken,
‘’Şahin 2 hedef kuzeyinizden geliyor. Uydudan aldığımız görüntüye göre 6 keskin nişancı, 3 bazuka, 3 otomatik silah var. Diğerlerinde kalaşnikof var. Bunlar öncü birlik olmalı. Amacı da sizi yok etmek gibi duruyor. Şahin 2 onlar geçmemeli, serhat size emanet. Allah yardımcınız olsun.’’
Bu bilgileri duyan Mehmet’in içi ürperdi.
‘’Anlaşıldı. Şahin 1. Gelecekleri varsa görecekleri de var. Duanızı eksik etmeyin.’’
Mehmet kısa bir süre düşündü. Telsiz kulaklığın düğmesine basıp,
‘’Askerlerim yaklaşık 50 kişi geliyor. Arif, Çatlı, Ziya, Yusuf, Hüseyin ve Nihat sizler keskin nişancıları alacaksınız. Toplam 6 taneler. Yaşar, Kemal sizlerde bazukaları alacaksınız. Toplam 3 taneler. Ben ve Akif’te otomatik silahları alacağız toplam 3 taneler. Keskin nişancıları alacak olanlar 1 tanesini indirip, bazukaları alacak olanlar bütün bazukaları indirene kadar, Akif ve bende otomatik silahları indirene kadar başka hedef seçmek yok. Eğer keskin nişancı fazla çıkarsa da Arif sen 6 taneden fazlasını indireceksin. Hedeflerini bitirenler diğer işgalcilere yönelecek. Geri kalanı kalaşnikof yüklü onlardan sıkıntı çıkmaz. Anlaşıldı mı ? ‘’
Tüm askerler sırasıyla, ‘’Anlaşıldı komutanım.’’ Diyerekten emri onayladılar.
‘’Size güvenim sonsuz ama unutmayın onlar bizi geçerse serhatı kaybederiz. Allah yardımcımız olsun.’’
Yine tüm askerler ‘’ Anlaşıldı komutanım. Amin…’’
Mehmet son bir defa etrafı süzüp yine telsizin düğmesine bastı.
‘’Şahin 1 mesafe ne kadar ? ‘’
‘’Şahin 2 yaklaşık 300 metre. ‘’
‘’Anlaşıldı Şahin 1 ‘’
Yaklaşık 10 dakika kadar daha geçtikten sonra dağın başında ilk işgalciler gözüktü.
‘’Haydi aslanlarım az daha sabır.’’ Diyen Mehmet nefesini tutmuş hedefin tamamının gözükmesini bekliyordu. Karışık bir şekilde gelen işgalciler 3 dakika içinde tamamı görünür oldu.
Artık arkasından gelenin olmadığını anlayan Mehmet,
‘’ Haydi aslanlarım. Ateş!’’
Bu emri duyan askerler verilen hedeflerini zaten seçmişlerdi ve tetiğe bastılar.
Aynı anda patlayan silahlarla 5 tane keskin nişancı kafasından kurşunu yemişti. 1 tanesi ise ayağının taşa takılması sayesinde omzundan yaralanmıştı.
 Sürüne sürüne kendine saklanacak yer aradı. Hedefinin kaçtığını gören Yusuf kafasını çıkarmasını bekliyordu. 2 Bazukacı ve 2 Otomatik silah taşıyanda kurşunu yemişti. Diğer bazukacı ve otomatik silahçı hemen kendilerini kayanın arkasına atıp silahlarını hazırlamaya başladılar. Diğer işgalciler kendilerine sığınacak yerler bulup ya da oldukları yere yatıp sağa sola bakmaya başladılar. Etrafta hiçbir şey yoktu. Mehmet,
‘’Akif otomatik silah sende indir onu. ‘’
‘’Emredersiniz komutanım.’’
‘’ Hedefini kaçıran var mı aslanlarım ? ‘’
Canı sıkkın bir şekilde Yusuf,
‘’Ben varım komutanım. Ceylan yaralandı ama saklandı. Kafasını çıkarmasını bekliyorum.’’ Dedi.
‘’Anlaşıldı.’’
 ‘’Kemal diğer bazukacılar tamam mı?’’
‘’Komutanım saklandı arıyoruz.’’
‘’Anlaşıldı. Plan değişikliği yapıyoruz. Çatlı, Yusuf, Hüseyin sizler şu keskin nişancıyı bulun. Nihat, Yaşar, Kemal sizlerde bazukacıyı bulun. Arif, Ziya, Akif otomatik silahta sizde. Bende etrafı iyice kontrol edeyim başka sorun oluşturacak kimse var mı. Bu hedef dışında kimse ateş etmeyecek. Yerimizi belli etmemiz gerekiyor. Söylediğim hedef dışında bir hedef bulursanız indirip bilgi verin. Kalaşnikoflarla uğraşmayın onlar kolay. ‘’
Yine tüm askerler sırasıyla,
‘’Emredersiniz komutanım!’’ dediler.
Yukarıda ki işgalciler önce sağa sola ateş ettiler baktılar boşuna uğraşıyorlar onlarda ateş etmeyi kesip beklemeye başladılar. Liderleri dürbünüyle sağı solu tarıyor ama kimseyi göremiyordu. Ölenlere bakınca  asıl hedefin kendilerin değil keskin nişancı, bazukacı ve otomatikçilerin olduğunu anladı. Kısa bir düşündü hafifçe etrafına bakıp birer tanesinin durduğunu gördü. Onlara telsizle sakın kıpırdamamalarını emretti.  Biraz daha düşünüp yanında ki iki kişiye ölenlerin sniperlarını hızlıca almalarını emretti. Kendisi de hemen dürbüne sarıldı.
İki kişinin sniperları aldığını gören Mehmet ve Akif aynı anda tetiğe bastılar. Akif hemen telsizin düğmesine basıp,
‘’Komutanım iki kişi ayağa kalktı sniperları alırken birini indirdim diğerini de biri vurdu sanırım.’’
‘’Diğeri bendeydi Akif. Sanırım yem attılar. Hedeflerimizi anladılar. Bunlardan ses solukta çıkmıyor. Yine plan değiştiriyoruz. Akif, otomatik silah sende,Yusuf keskin nişancı sende, Ziya bazuka da sende, bana acil onları bulun. Diğerleri kafasını kaldıranı vurun. Boynunda dürbünlü biri vardı lider olabilir ya da gözetmen gibi bir şey. İlk hedefiniz o olsun.’’
Yine aynı kararlılıkta hepsi ‘’Emredersiniz komutanım!’’ dedi.
Herkesin el tetikte hedefte toz görse indirecek şekilde bekliyorlar. Bu sürede Mehmet komutan içine dert düşmüş bir şekilde heyecanla alanı tarıyordu. Verdiği görevin hepsine kendini dahil etti. Aklında iki hedef vardı. Keskin nişancı ve dürbünlü kişi. Bu ikisi eğer yerlerini saptarsa durum çok sıkıntı olabilirdi.
Sessizliği bozan Çatlı oldu. Kafasını hafifçe oynatan bir işgalciyi anında yer indirdi. Arkasından Hüseyin bastı tetiğe.
İşgalcilerin lideri baktı ki kıpırdayanı indirecekler iyice morali bozuldu. Bir şeyler yapmam gerek diyerekten kendisini odaklamaya çalışıyordu. 30 metre kadar ilerisinde yatan keskin nişancıya baktı yaralıydı. Durup öleceğine en azından bir işe yarasın diye düşünerekten, ona aşağıdakilerin yerlerini acil tespit etmesini emretti. Keskin nişancı kendi kendine bu halde nasıl bulacağım diye söve söve hafif doğruldu. Silahını kayanın yanına yerleştirdi. Bunu Yusuf gördü. Ama ateş etmedi. Bir sefer daha kaçırmamak için biraz daha beklemeye karar verdi. Keskin nişancı silahın dürbüne doğru kafasını eğdiği anda Yusuf tetiğe bastı. Silahın dürbününden vurmuştu, keskin nişancının gözünden giren kurşun kafasından çıktı.
‘’Komutanım yaralı ceylan öldü, akbabalara bayram vakti.’’ Dedi Yusuf.
Bunu duyan Mehmet komutan,
‘’Yusuf yine duramadın burada bile edebiyat yaptın. Aferin aslanım şimdi sıra diğerlerinde.’’
‘’Emredersiniz komutanım!’’ diyerek gülümsedi Yusuf. 
Reklamlar

Kategoriler:Hikayelerim

Tagged as:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s